Anasayfa » Hayvancılık » Yasak Değil Destek Kurtarır!

Yasak Değil Destek Kurtarır!

Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 81 ilin valisine gönderildiği “süt inekleri kesilmesin” talimatı, zarar eden üreticilerin tepkisini çekti.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 81 ilin valisine gönderildiği “süt inekleri kesilmesin” talimatı, zarar eden üreticilerin tepkisini çekti. İzmirli bazı süt üreticileri, sütün zarar sınırı olan 1 ile 1.10 lira bandının altına düştüğü sürece ineklerin mezbahaya gideceğini belirtip, süt tozunun piyasadan çekilmesini, uzun vadede ise süt ve ete yönelik teşvik gerektiğini söyledi.

Süt üretimindeki artışa rağmen tüketimin düşük kalması, fiyatların 80 kuruşa kadar düşmesine neden oldu. Bir litre sütün 1 -1.10 TL bandının altına düşmesiyle zarar ettiklerini söyleyen üreticiler, et fiyatlarının yükselmesiyle süt ineklerini mezbaha göndermeye başladı. Geçen hafta Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 81 ilin valiliğine “süt inekleri kesilmesin” talimatı gönderdi. Ancak zararına üretim yaptıklarını söyleyen üreticiler, kesimin yasakla önlenmesinin mümkün olmadığını söyledi.

BAHARLA SÜT KRİZİ BÜYÜYEBİLİR

Ege Bölgesi’ndeki en büyük üretici ve süt tesisleri arasında yeralan  Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, et ve süt hayvancılığına kısa, orta ve uzun vadede çözüm olacak önerileri sıraladı. Besicilik sektöründe gün geçtikçe popüleritesi artan ‘Holstein’ cinsi ineklerin süt veriminin iyi olmasına karşın et yönünden doğru bir tercih olmadığını da değinen Eskiyörük, ülkede son günlerde yaşanan et sıkıntısını giderilmesi için et verimi yüksek ırkların veya melez ırkların et hayvancılığında kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Sütün toptan satış litre fiyatının bazı bölgelerde 80 kuruşlara kadar gerilemesi yüzünden üreticinin ciddi zarar ettiğini bu yüzden kimilerinin çaresizlikten süt hayvanlarını kesime gönderme kararı aldığını söyleyen Eskiyörük, “Üreticilerimiz, Bakanlığımızın sorunu çözeceği umuduyla bugüne kadar sabretti. Ancak bıçak kemiğe dayandı. Baharın gelmesi ve çayırların yeşermesiyle süt üretimi daha fazla artınca kriz daha da büyüyecek” dedi.

FAZLALIĞI ERİTMEK İÇİN PROJE ÜRETİLMELİ

Yaşanan kriz ve sorunlarla ilgili olarak çözüm önerilerinin de olduğunu belirten Eskiyörük, “Çözüm olarak Devlete bağlı olan Et ve Süt Kurumu’nun piyasadan yüksek oranda ‘süt tozu’ çekmesini ve fazlalığı eritmesini gösterebiliriz. Böylece kısa vadede üreticinin elindeki fazlalık süt kullanılır, zarar önlenir” dedi. Sütteki üretim fazlasının elden çıkarılması, ayrıca fiyatların zarar sınırının altına düşmemesi için orta ve uzun vadede ise Eskiyörük, şu önerileri sıraladı:

” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uyguladığı, dar gelirli ailelere yönelik okul öncesi çocukları beslenmesine destek amaçlı ‘Süt Kuzusu’ adıyla süt dağıtımı projeleri yaygınlaştırılmalı. Başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere, belediyelerimiz bu tür projelere destek olarak hem dar gelirli aile çocuklarının iyi beslenmesini sağlamalı hem de süt üreticisini güvence altına almalı. Bu süt üreticilerini orta ve uzun vadede koruma altına alır ve süt fiyatlarını da belirli bir denge içinde olmasını sağlar.”

BATI’DA SÜT, DOĞU’DA ET BESİCİLİĞİ İÇİN ATILIM ÇAĞRISI

Avrupa’da ortalama 16 lira civarında olan kırmızı etin  Türkiye’de yaklaşık 36-45 TL arasında satıldığını belirten Eskiyörük, “Ülkemizde kırmızı etin kilo maliyeti bile 20 TL olunca, haliyle fiyatları fırlıyor. Et fiyatında kısa vadede çözüm olunması ve makul seviyelerin yakalanması için, Bakanlığın çeşitli teşviklerle yaşlı ve verimsiz hayvanların kesilmesini sağlaması lazım. Böylelikle et açığımız giderilir ve süt fazlalığına da katkı konulur” dedi. Et fiyatlarının düşmesi için daha düşük maliyetli mera hayvancılığının gelişmesi gerektiğini söyleyen Eskiyörük, “Dünyadaki mera hayvancılığı karşısında bu şartlarda rekabet etmemiz mümkün değil” dedi.  Batı Anadolu’da süt besiciliğinin, Doğu Anadolu’da ise et hayvancılığının daha çok geliştirilmesi gerektiğini belirten Eskiyörük, buna gerekçe olarak, “Doğu bölgelerimizde çok sayıda büyük ve geniş mera boş, atıl vaziyette durmakta. Bu meralarımızı hakkıyla kullanıma geçirerek et hayvancılığımızı, düşük maliyetle, gelişmesini sağlayabiliriz. Ahırlarda yapılan et hayvancılığı hem maliyetli hem de daha az sağlıklı olmaktadır” dedi.

Eskiyörük, kooperatif olarak günlük ortalama 220 ton süt üretimi yaptıklarını ve üreticilerinden 1.15 liraya süt aldıklarını ifade etti.

KESİM ÇÖZÜM DEĞİL UYARISI

İzmir Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Çiftlikler Sorumlusu Ahmet Canbazoğlu ise süt primlerinin arttırılmasıyla sorunun düzeleceğini öne sürdü. Canbazoğlu, “Sağım odaları ve soğutma tanklarında kullanılan elektrik sarfiyatı ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da göz önüne alınmalı. En büyük sorun süt primlerindeki desteğin bir an önce arttırılmasıdır” dedi.

Aynı zamanda  Ödemiş Ziraat Odası Başkanı olan  İzmir Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği İkinci Başkanı Ahmet Kocaağa ise süt hayvanlarının kesimine karşı olduklarını vurguladı. Deforme olan, verimden düşen ve yaşlanan hayvanların kesime gönderilebileceğini ifade eden Kocaağa, “Süt hayvanlarınn kesilmemesi iki yönden önemli. Birincisi, süt vermeleri; ikincisi, doğurarak hayvan nüfusunu ayakta tutmaları. Bu yüzden dişinin kesilmesine karşıyız. Geçen yıl soğuk süt fiyatı litrede 1- 1.15 TL arasındaydı. Sınırda da olsa zarar etmiyorduk. Eğer soğuk süte verilecek prim artırılırsa, üretici bu dönemi atlatabilir. Yaz aylarında süt fiyatları da normale döner” dedi.


Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

İlginizi Çekebilir

Ucuz Et

Tarım Bakanı Fakıbaba: Ucuz et işe yaradı!

Sosyal Medyada Paylaş        Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, ucuz et satışı konusunda, “Et fiyatlarını regüle …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Tema indir