Anasayfa » Ekonomi » Üzümün VAR OLMA yada YOK OLMA yılı

Üzümün VAR OLMA yada YOK OLMA yılı

Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ERTÜRK Üzüm İşletmesi Genel Müdürü Gürkan Atılgan, kuru üzüm ihracatının geleceğiyle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu

TİCARET Borsası’ndaki üzüm kalıntı toplantısında yaptığı konuşmayla toplantıya damga vuran üzüm ihracatçısı ve Ertürk Üzüm İşletmesi Genel Müdürü Gürkan Atılgan’a kuru üzüm ihracatının geleceğini sorduk.
ERTÜRK Üzüm İşletmesi Genel Müdürü Gürkan Atılgan, kuru üzüm ihracatının geleceğiyle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Kuru üzümde kalıntı miktarının düşürülmemesi durumunda ihracat yapılamayacağının altını çizen Atılgan Manisa Valisi Erdoğan Bektaş ve Manisalı milletvekillerine çağrıda bulunarak, “Önümüzdeki yıl hiçbir ihracatçı, kalıntı bırakacak ilaçları kullanan üreticiden üzüm almayacak. Biz bunu halkımıza, üreticimize duyuramazsak, il tarım müdürlükleri, ziraat odaları, zirai ilaç bayileri etkin bir mücadele vermezse önümüzdeki yıl kuru üzüm sektörünü bir felaket bekliyor. Bu yıl Türk üzümü var olma yada yok olma mücadelesi verecek.” dedi.

AVRUPA Birliği’nin aldığı karar doğrultusunda kuru üzümdeki ilaç kalıntı oranı düşürüldü. Konuyla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde Manisa Ticaret Borsası öncülüğünde bir toplantı yapıldı ve kalıntısız üzümün önemi anlatıldı. O toplantıda söyledikleriyle öne çıkan üzüm ihracatçısı ve Ertürk Üzüm İşletmesi Genel Müdürü Gürkan Atılgan’a konunun detaylarını sorduk.
“KİMSENİN HABERİ YOK”
Çekirdeksiz kuru üzüm konusunda belki de tarihin en ciddi tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını ifade eden Atılgan, önümüzdeki sezonda üreticinin üzümünü satamama riski olduğunu vurguladı. 2,5-3 ay içerisinde üzüm bağlarında ilaçlamanın başlayacağını hatırlatan Atılgan şöyle devam etti: “Ancak daha bu tebliğden haberi olmayan zirai ilaç bayileri ve ziraat mühendisleri var. yani ovamızdaki çiftçilere hizmet verecek, danışmanlık yapacak insanların bir kısmının bu tebliğden haberi yok. İşin bir diğer dramatik yanı ise maalesef bazı zirai ilaç bayileri bu yıl müşterilerine satacakları ve bu etken maddeyi içinde bulunduran ilaçları satın aldılar. Kolilerce ilaç, satılmak üzere ilaç bayilerinin elinde duruyor. Biz, ilaç bayisi olan arkadaşlarımızın sorumluluk sahibi ve basiretli bir tüccara yakışan şekilde davranıp Ege Bölgesi dışındaki meslektaşlarına, gerekirse zararına satarak göndermelerini bekliyoruz.”
“İLACA YASAK GETİRİLMELİ”
İlaçların satılmaması konusunda sadece zirai ilaç bayilerine görev düşmediğinin altını çizen Atılgan, ilacın Manisalı üreticinin deposunda mevcut olduğuna dikkat çekti. Üreticinin geçen yıldan ilaç stoku yaptığını dile getiren Atılgan, “Bu ilaç, örnek vermek gerekirse adeta aspirin gibi. Yani bu ilacı bilmeyen, kullanmayan çiftçi yok. Çiftçinin elinde, depolarında bulunan bu ilaçları ziraat odaları, ticaret borsaları, ege ihracatçı birlikleri, hazırlayacakları kampanyalarla çiftçilerden derhal toplamalı. Tarım Bakanlığı, üzümdeki kalıntı miktarını Avrupa Birliği’nin aldığı karardaki rakama çekmeli. Ayrıca kullanılan ilaçların üzerine ‘Üzüm bağlarında kullanılması yasaktır’ ibaresi koymalı.” şeklinde konuştu.
“ÜRETİCİYE KONUYU ANLATMAK ŞART”
Kalıntı limitinin düşürülmesiyle birlikte bu işten en çok zarar gören kesimin ihracatçı olacağını dile getiren atılgan şöyle devam etti: “Bu işten en çok zarar görecek olan ihracatçı olacaktır. 10 Ağustos 2016 tarihinden sonra yüklenecek olan konteynerler, Avrupa Birliği üyesi olan ülkelere girerken kontrolden geçirilecek. Eğer yapılan analizlerde üzümde kalıntıya rastlanır ve belirlenen miktarın üstünde olursa o konteynerdeki üzümün tamamı imha edilecek. Hatta imha bedeli de ihracatçıdan karşılanacak. Yani o iş bile bedava değil. Bu sebeplerden dolayı ihracatçıda bir korku oluştu. Korkunun sonucunda da üzüm alımlarını yavaşlattı, çünkü elindeki stoku da bitirmek zorunda. İhracatçının üzüm almaması direkt olarak fiyatlara yansıdı. Sezon başında 6 lira 30 kuruşa kadar çıkan, son 20 güne kadar da 4 lira 80 kuruştan satılan kuru üzüm, bugün gelinen noktada 4 lira 15 kuruş seviyelerine geriledi. Önümüzdeki yıl hiçbir ihracatçı, kalıntı bırakacak ilaçları kullanan üreticiden üzüm almayacak. Biz bunu halkımıza, üreticimize duyuramazsak, il tarım müdürlükleri, ziraat odaları, zirai ilaç bayileri etkin bir mücadele vermezse önümüzdeki yıl kuru üzüm sektörünü bir felaket bekliyor. Bu yıl Türk üzümü var olma yada yok olma mücadelesi verecek.”
“ÜZÜMÜN KAYBI PAMUKTAN DAHA KÖTÜ OLUR”
Sultaniye üzümünün 700-800 milyon dolarlık bir Pazar olduğunu kaydeden Atılgan, yaş üzümün geleceğinin Rusya ile yaşanan krizden dolayı belirsizliğinin koruduğunu söyledi. gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda kuru üzümün de tehlikeye gireceğine işaret eden Atılgan, “Eğer kısa zamanda tedbirler almazsak önümüzdeki sezon çıkacak olan kuru üzümün, üreticinin elinde kalma ihtimali var. Ege Bölgesi’nde geniş üzüm bağı alanları var. Bu sektör büyük bir sektör. 1 milyon dekarlık bir alandan ve 60 bin üreticinin bu sektörle geçimini sağladığını unutmayalım. Bu bağların çok büyük bölümü de Manisa’da. Üzümün kalıntı nedeniyle ihraç edilmemesi demek Manisa için felaket anlamı taşır. Zaten pamuğu yıllar önce kaybettik ama üzümün hasarı pamuktan daha fazla olur.” dedi.
VALİYE VE VEKİLLERE SESLENDİ
İlaç kalıntısı nedeniyle Avrupa’da Pazar kaybedildiğine dikkat çeken Atılgan, sadec bu yıl Almanya’da 20 bin tonluk bir pazarın kaybedildiği bilgisini verdi. Atılgan şöyle devam etti: “Türk üzümündeki bu problemlerin çözümü adına Sayın Valimize çağrıda bulunuyorum. Lütfen bizi bir araya getirin. Ama bütün paydaşlar o masada olsun. Ege İhracatçı Birlikleri, Manisa Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Ticaret Borsası ve diğer ilgili kurumlar. Önce kendi aramızda sorunları ve çözüm yollarını konuşalım. Daha sonra vakit kaybedilmeden Ankara’ya gidilsin. Tarım Bakanımıza bu problemleri arz edelim. Ama vakit kaybetmeden bunları yapalım. Çünkü zaman çok kısıtlı. Hatta parti gözetmeksizin bütün Manisalı vekiller bu işin peşine düşsün. Bu konu Manisa tarımı ve bölge ekonomisi için çok ciddi bir konu.”
“DÜNYA KAYBETMEZ BİZ KAYBEDERİZ”
Üzüm işletme tesislerinin son derece modern, üzümün kalitesinin de en iyi seviyede olduğunu aktaran Atılgan, Manisa üzümündeki tek sıkıntının kalıntı olduğunu dile getirdi. “İlaç kalıntısı konusunda sınıfta kalıyoruz” diyen Atılgan, “Kalite anlamında, işletmecilik anlamında bizden kat kat geride olan ülkeler üzümlerini, ‘Bizde Türk üzümü kadar ilaç kalıntısı yok’ diyerek pazarlıyorlar. Avrupa da o üzüme rağbet ediyor. Çünkü insan sağlığı her şeyden önce geliyor. Eskiden Çin ve İran’la uğraşıyorduk, şimdi de Güney Afrika çıktı. Pazarımız göz göre göre elden gidiyor. Dünyada yılda yaklaşık 1 milyon ton üzüm üretimi yapılıyor. Bunun ortalama 300 bin tonu Türkiye’de üretiliyor. Yani ülkemizde üretilen üzüm dünya piyasasının yüzde 30’u. Dünya ülkeleri bizim üzümü almazsa üzümsüz kalmaz, ancak biz bu 300bin ton üzümü Avrupa’ya satamazsak sektör çok büyük zarar görür.” ifadelerini kullandı.


Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

İlginizi Çekebilir

tarım haberleri

Üreticiye 79 milyon TL’lik ödeme

Sosyal Medyada Paylaş        Ürün alım bedellerinin yüzde 80’ini haftalık dilimlerle peşin ödeyen Marmarabirlik, 23 Kasım’da yapacağı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Tema indir