Son Dakika
Anasayfa » Köşe Yazıları » Gıdaların Raf Ömrü ya da Son Tüketim Tarihi

Gıdaların Raf Ömrü ya da Son Tüketim Tarihi

Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Etiket, gıda ambalajının bir parçasıdır. Gıdanın bize bakan yüzüdür. Yeterince okumasak bile gıdanın aynasıdır. Gıda hakkındaki zorunlu bilgilerin bize aktarıldığı yüzeydir. Bunların bir kısmı tüketicinin talep ettiği, bir kısmı üretici firmanın iletmek istediği, bir kısmı ise devletin gereksindiği bilgilerdir. Başta gıdanın adı olmak üzere bileşenleri, üretici firma ve adresi, işletme kayıt veya onay numarası, parti numarası, net miktarı, son tüketim tarihi vb bilgilere etiket üzerinden ulaşıyoruz.

Türkiye’de “etiket okuma alışkanlığının yeterli düzeyde olmadığı” sık sık dile getirilen bir konudur. Bu görüşün bir araştırmaya dayanıp dayanmadığını bilmiyoruz. Fakat sık sorulan bir soru bu görüşü doğruluyor gibi:

-Gıdanın etiketindeki hangi bilgilere dikkat edelim? Gerçekte etikette yer alan bilgilerinin her biri önemlidir. Fakat vakti kısıtlı olanlar için bir öncelik sıralaması yine de yapılabilir. Birinci sırada işletme “kayıt numarası ” veya “onay numarası” gelmektedir. Eğer bu bilgi yoksa üretim kayıt dışı ya da kaçak demektir. Diğer bilgilere bakmaya gerek yoktur. Böyle bir gıdaya güven duyulmamalı ve satın alınmamalıdır. İkinci sırayı ise “raf ömrü” ya da “tüketim tarihi” almaktadır. Eğer süre aşılmışsa gıdanın bozulma olasılığı vardır. Böyle bir gıdanın sağlığa zararlı olma olasılığı olduğu için satın alınmasından sakınılmalıdır.

Gıda etiketinde raf ömrünün belirtilmesi 1960’lı yıllarda ABD’de tüketici hareketleri ile başlamıştır. Tüketicilerin talebi, gıdanın geçmişi ve tüketim süresi hakkında açık bilgi sahibi olmaktır. Türkiye’de ise gıda etiketinde zorunlu raf ömrü deklarasyonu 1984 yılında başlamıştır. Raf ömrü kısaca; “gıdanın tüketilme ve satış özelliklerini koruduğu süre” olarak tanımlanmaktadır. Süreyi belirleyen ise tüketici beğenisi veya gıda kodeksidir.

Bilindiği gıdaların kalitesi zamana bağlı olarak değişmektedir. Kalite ambalajlama tarihinde maksimum düzeydedir. Fakat zaman geçtikçe kalite kaybı olmaktadır. Gıdanın ya tadı, rengi, kokusu ve dokusu gibi duyusal özellikleri değişmektedir. Bunlar tüketici tarafından da algılanan ve satın alma kararını etkileyen başlıca faktörlerden biridir. Ya da vitamin gibi besin ögeleri azalmakta ve ayrıca zararlı madde oluşabilmektedir. Bunlar da gıda kodeksinde kontrol limitleri olan değişmelerdir. Dolayısı ile öyle bir an gelmektedir ki gıda tüketici beğenisini kaybetmekte v ya gıda ke/veya gıda kodeksine aykırı duruma dönüşmektedir. İşte o an; gıdanın raf örünün sonudur, Bu an gıdanın etiketine “son tüketim tarihi” olarak yansıtılmaktadır.

Kalite kayıp hızı gıdadan gıdaya farklıdır. Bu farklılığa yol açan başlıca faktörler; gıdanın bileşimi, koruma yöntemi (kurutma, pastörizasyon, dondurma vb), ambalaj malzemesi(plastik, metal, cam vb) ve depolama koşullarıdır (sıcaklık, bağıl nem gibi). Bu nedenle gıdaların raf ömrü de birbirinden farklıdır. Kalite kaybı hızlı ise kısa, yavaş ise uzundur.

Raf ömrü bildirimi; gıda güvenliğinin sağlanması, gıda ısrafının azaltması, kalitenin geliştirilmesi, stok kontrolü, marka imajının korunması ve tüketici eğitimi gibi bir çok fayda sağlamaktadır. Ancak bunun koşulu, deklare edilen raf ömrünün doğru olması, gerçeği yansıtmasıdır.

Raf ömrü üretici firma tarafından belirlenmektedir. Gerçeği yansıtması için araştırmaya (gerçek koşul veya hızlı deney gibi) dayalı olarak belirlenmesi gereklidir. Aksi takdirde belirlenen raf ömrü gerçeğinden daha uzun veya daha kısa olabilmektedir. Her iki durum da, üretici firma açısından oldukça risklidir. Daha kısa ise, gıdanın rafta kalma süresi kısa olacak ve gıdanın satış miktarı azalacaktır. Daha uzun ise, gıda henüz satış rafında iken tüketim tarihi aşılacak ve kalite kaybından dolayı tüketici gözünde marka imajı zedelenecektir. Ayrıca bozulma olasılığından dolayı cezai soruşturma da söz konusu olacaktır.

RAF ÖMRÜ

Raf ömrü gıdanın etiketinde ya son tüketim tarihi (STT) veya tavsiye edilen tüketim tarihi(TETT) olarak belirtilmektedir. Bunlardan STT gerçekte, “X tarihinden önce tüketilmeli”(used by X) anlamındadır. Bu format, mikrobiyel bozulma ve kısa sürede sağlığa zararlı olma olasılığı olan gıdalar için geçerlidir. TETT ise, “en iyisi X tarihinden önce tüketilmesi” (best befor X) anlamındadır. Raf ömrü uzun ve sağlığa zararlı olma olasılığı düşük gıdalara uygulanmaktadır. Belirtilen tarihten sonra da bu gıdaların belirli bir süre tüketilmesi söz konusu olabilmektedir.

Raf ömrü 3 aydan kısa ise [gün/ay/yıl], 3- 18 ay arasında ise [ay/yıl], 18 aydan uzun ise [yıl] olarak deklare edilmektedir. Bu arada; tuz, şeker, sirke, sakız, simit, şarap vb için raf ömrü bildiriminin zorunlu olmadığı da vurgulanmalıdır.

Sonuç olarak, raf ömrü ya da son tüketim tarihi çoğu gıdanın etiketinde yer alması gereken bir bilgidir. Gıda kalitesinin ve tüketici sağlığının korunması açısından oldukça önemlidir. Tüketici talebi ile etikete taşınan bu bilginin tüketici tarafından öncelikle okunması gereklidir!..

Prof. Dr. Aziz Ekşi
Lefke Avrupa Üniversitesi Gastronomi Bölümü
tarimdedektifi.com


Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

İlginizi Çekebilir

Yaşlı Dünyamız Bir Yaşına Daha Giriyor

Sosyal Medyada Paylaş        Kelime anlamıyla yeni gün demek olan Nevruz, ülkemizde 21 Mart olarak bilinse de. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Tema indir